Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

3 Ekim 2009 Cumartesi

Annecik artık işte

Sevgili oğluşumla evdeki günler buraya kadarmış... Annecik artık işe dönsünmüş...

Aslında cuma günü yazılması gereken ama malum yoğunluktan dolayı yazılamayan bir yazı olacak bu...

Cuma deneme günü ilan ettim kendime hem de resmi olarak işe başladım fiilen olmasa da...


Sen naptın bu arada kuzucuk; anneyi kapıdan uğurlarken şaşkın şaşkın baktın bu saatte bu kadın bu kapıdan gitmezdi ama heralde ce-eee yapacak yine :) fazla dramatikleştirmeden kaçtım hemen, annaneyi bi türlü arayamadım uyuyorsan uyandırırım korkusuyla, neyse o aradı, anlattı sırasıyla neler yediğini, ne kadar nasıl uyuduğunu, yürüyüşe gittiğinizi, parkta salıncakta sallanıp ata bindiğinizi vs. vs.

Çok şanslıyız bebeğim.. İyi ki annaneciğimiz var, iyi ki sen onunla olacaksın benim gözüm hiiiç arkada kalmayacak...

Eve dönüş yolunda çok özlediğim kuzum ne yapıyor şu anda, beni görünce ne yapacak diye düşünürken geldim ki uyuyormuş tosuncuk. Annanecik anlatırken neler yaptığınızı babacık da geldi. Uyanıverdin sonra, tam ağlamaya hazırlanırken gördün bizi, gülümsedin uykulu gözlerle anneciğine veee kolyeme saldırdın:) Babanı anladım şimdi çok özleniyormuş.. Kucakladım seni, öptüm öptümmm, mis kokunu içime çektim...Sen de bi rahat bıraksa da beni şu sallantılı, şıkırtılı şeyle rahatça oynayabilsem diye düşünüyordun heralde:)

Annane bu! öyle rahat bırakır mı seni, emekletebilmek için idman yaptırmış sana. Başarılı olmuş da! Baya baya ilerliyorsun artık, komanda misali ama olsun bu da iyidir:)

İyi bir zamanlamayla işe dönmüşüm dedim... Akşam geldiğimde, bütün gün senin yemek yemenle ilgili düşüncelerle boğuşmamış bir kafayla oynayabildim seninle...(Artık çok takılmıştım bu yeme mezvusuna, rahat olmaya çalışırken daha da fena oluyordu farkettirmeden)

Haftasonları artık aktivite zamanı:) Cumartesi ev gezmesine-Yağmurlara:), pazar hava da güzelken açıkhava gezmesine, Abant'a gittik...Her iki günde de Yağmur vardı yani... O seni iyice tanıdı artık, ne de olsa 1.5 yaşında bir abla o:) "Naaan" diyo sana, çok şeker tatlı mı tatlı mı bir bıdık Yağmurcuk... Güzel bir haftasonu geçirdik kısacası, devamı da gelecek anne-babanın kararı böyle:)

Ptesi tüm gece doğru dürüst uyuyamadığımız, son yarım saatte de ben seni ayağımda sallarken uyuyakaldığım için:) koşuşturmacalı bir evden çıkma durumu yaşandı. Yani ne cuma ne ptesi annecik işe giderken hüzünlü bir veda sahnesi yaşayamadık... (Yaşamak da istemiyorum zaten ne gerek var ki) Dün eve gittiğimde çığlıklarla, kahkahalarla, o çok sevdiğim güleç yüzünle karşıladın beni... Sen de beni özlüyomusun acaba?..

Bu arada süper bir annanen var bebeğim:) Eve gelip, onu uğurlayıp içimden geçenler; ayy canım yemek yapmış...ütü yaparken bıdı bıdı konuşmuştur oğluşla...evi nasıl süpürmüş ya ben yapamıyordum oğluşla...bak şu iki parça şeyi de yıkamış.... İnsanın annesi gibisi yok, annenin çocuğuna sevgisi, emeği bambaşka, ne kadar büyürsen büyü hiç azalmıyor hele de benim annem gibi fedakar ötesi bir anneyse... Ha evet anlaşamadığımız, tartıştığımız olmuyor mu tabiki oldu, oluyor, olacaktır da ama o benim annem, ben onun kızıyım içimizdeki sevgi her zaman kalıcı işte...Allah ona uzun ömür, sağlık, sıhhat ve mutluluk versin...

Bu yazı da böylee bitsin:) (İşyerinde bu kadar olur!)

3 yorum:

Sen Gelince dedi ki...

Çok zordur başlangıçlar... Daha başlamamışken bile tarih yaklaştıkça içinde kocaman bir ağırlık büyür... Ama umduğundan daha kolay alışıyor insan... Umarım senin için de öyle olur:) Sevgiler...

nilo dedi ki...

Canım ya, inşallah çabuk alışırsın. Çok zor olmuştu ama iş o kadar yoğıundu ki temposu resmen içine çekmişti. Başlayalı nerdeyse 10 ay oldu, alışamadım, alışılmıyo yaaa...

Seda dedi ki...

Teşekkür ederim Nilsu'nun annesi, umarım alışırım derken 3. günde daha da zorlanıyorum sanki:((

Nilo, demek ki her anne aynı şeyi hissediyor, hem alıştığını düşünüyorsun hem de hiç alışılmıyo..