Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

25 Nisan 2012 Çarşamba

Bir rapor bir de reklam

Kaan bu aralar:

Anneanneyi ve dedeyi yazlığa tadilat-tamirat işlerine gönderdi, babaanne ve dedeyle takılmakta;)
Birkaç gündür 05.30da uyanıyor, 07.30 civarı güle oynaya babaannesigille gidiyor, öğlen de uyuyor(muş) yaklaşık 2.5-3 saat, akşam da 21.00 gibi da sütünü içip uyumak istiyor, 22.00 sularını buluyor tabi... Ben de  bir anda kendiliğinden gelişen bu durumu şaşkınlıkla izleyip Kaan'a ayak uyduruyorum zevkle;)

Tabi önemli bir gelişmeyi daha atlamamam lazım. Oğluşum bezini atmayı başardıktan sonra, kendi odasında kendi yatağında da uyumaya başladı 1.5 haftadır. Henüz tek başına değil odasında. Yatağını büyüttük, parmaklıkları çıktı yani... Ben yatağının yavrusunda uyuyorum. Hala kesintisiz uyumadığı için uyanınca yine sallamak üzere hazır ve nazır bekliyorum yani:)Sıradaki projelerim ise kendi kendine uyumasını sağlamak ve biberonunu bıraktırmak...
Bunları çoktan yapan ebeveynler var ben hala sıradaki proje diyorum:))

İnşallah erken uyanmaya devam eder de kreşe giderken zorlanmayız ailecek.

Konuşmayı oldukça ilerletti kendine göre... Söyleyebildiklerini söylüyor, aralara dededede atıyor, hepsini birleştiriyor, her şeyi anlatıyor:)

Bana "Deda" demeyi çook azalttı, hatta neredeyse hiç demiyor, "anne" de muhteşem tabi ama "deda"nın yeri ayrıymış benim için... ama çok tatlı söylüyordu napıyım...

Bir "laylay" oyunumuz var ki beni görünce direk aklına geliyor. Her yerde her an "hadi laylay yap" diye tutturuyor. Küçük hayvanlarıyla oynadığımız bir oyun. En büyük figür "baba", bir boy küçüğü "anne" oluyor. En minicik yavru da "çocuk" bir diğer adıyla "laylay" oluyor.  

Bir "laylay" ailesi ve çiftlikteki diğerleri:)

Tiyatro oynatıyorum onlara, Kaan da şöyle yap böyle yap diye yönlendiriyor beni, hatta bazen istediğini anlamayıp başka birşey yaparsam kriz yaşanıyor. Örneğin en basiti anne-baba işe gidiyor, anneanne geliyor, "laylay" ağlıyor o sırada, anneanne ona aynı bizim Kaan'a söylediğimiz şeyleri söylüyor...Sonra İk.e.a ya gidiyorlar mesela, asansöre biniyorlar, yemek yiyorlar, oradan ce.paya geçiyorlar... Ne biliyim parka gidiyorlar bazen, salıncağa biniyor laylay, sallanıyor...Kısacası Kaan'ın hayatı! Bunları aynen tiyatroda canlandırır gibi yapıyorum, bayılıyor minik...Nereden laylay çıktı, oyunun adı oldu, hoş oyunun adı mı çocuğun adı mı laylay, bunu Kaan mı koydu ben mi dedim, hiç hatırlamıyorum. Ama şahane oldu aslında. Onun sayesinde yemek yediği, dişini fırçaladığı, sütünü içip uyumaya gittiği çok oldu. Yaşasın laylay diyorum, bazen kaldırıp o hayvancıkları atmak istesem de:D
Çiftlik de yapıyoruz hepsiyle, arabalarıyla otopark da...
Babasıyla da "bilye" oyununu oynuyor, tchi.bo dan aldığımız oyuncakla...
Boyama yapıyor, yine tchi.bo dan alınan oyun hamurlarıyla oynuyor.


Çizgi film de izliyor, son favorisi "miki" :)))

Nasıl unuturum! Çocuklardan kaçıyor!!! Öyle böyle değil. Hiç anlam veremiyorum. Parkta çocuk varsa mümkün değil girmiyor parka. Hatta yolda bir çocuğun yanından geçecekse acayip stres oluyor farkediyorum, öyle geçiyor. Neden Allahım bu çocuk milletinin bir problemi bitiyor başka birşey başlıyor... Şimdi gel kreşe gideceği zaman da devam ederse bu, bir de bununla uğraş! Hayır o kadar canayakın güleç bir oğlanın çocuk görünce yabani olması nedendir acaba? Utanma mı? Çekinme mi? Korkma mı? Anlamadım ama geçsin gitsin şu dönem de! Geçicidir diye düşünüyorum da yine:)

İlk kez İstanbul'a gitti, vapura bindi, Büyükada'ya gitti, boğazdan da geçti,... ama misafirlikte beni bunalttı o ayrı;) Sitenin parkını da ilk kez kullanmış oldu arkadaşlarımız Kaan sayesinde:) 

 




















Son olarak güzel birşey paylaşmak istiyorum. Arkadaşım taç ve broş yapıyordu, şimdi onları aşağıdaki adreste satışa sundu:)


Şahsen ben çok beğeniyorum tasarımlarını. Hem zevkli hem farklı hem gayet şık. Yakından bizzat gördüğüm için söylüyorum. Kesinlikle tavsiye ederim. Bir göz atmanızı hatta beğenirseniz alışveriş yapmanızı isterim ki sizin güzel bir tacınız veya broşunuz olsun, arkadaşım da yenilerini ve çok daha güzellerini yapmak için motive olsunnn:))))

Benim tacım "zümrüt" :)))

11 yorum:

Tarkanın Annesi dedi ki...

Sedacım vallahi uyduruk bile olsa bu tarz oyunlarda olmasa biz anneler yanıyoruz bazen bizimkide saçma sapan şeylerden mızmızlık veya ağlama krizine girince baş kurtarıcım böyle oyunlar bu arada dikkat ettimde resimlerde harika düzgün boyama yapıyor Kaan kalem tutuşuda harika.Bu arada bu çocuktan kaçma mevzusu belki birkaç çocuktan sert bir tavır gördüyse ondan dolayı diğerlerinden de aynısını göreceğini düşünüyor olabilir. Çünkü bizimkilerden biraz daha büyük çocuklar öreneğin Tarkan'da onlara yaklaşmaya çalıştığında sert tavırlar gösterip git burdan gibi şeyler söyleyebiliyorlar. Malesef her çocuk bizim çocuklar kadar sevecen ve güler yüzlü olamayabiliyor. Umarım bu sorunda en kısa sürede çözülür.Onlar sağlıklı olsunlarda

Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Sevindim. Uykular inşallah böyle devam eder :)
Yatak konusunda acele etme. Her zaman yanında olmadığını hissettir ona. Yapacağın en güzel iyilik o uyuduktan sonra kendi yatağına geçmendir. İlk zamanlar zorluyor ama çabuk alışıyorlar.
İstanbul'a geliyorsunuz haber vermiyosunuz, tanışma fırsatımız olurdu, ruh ikizleri birbirlerini görmüş olurlardı :))

Seda dedi ki...

Olabilir Sibelcim zaten biri sana birşey mi yaptı diyorum evet diyor, ama tam olarak ne olduğunu anlatmaya kelime haznesi yetmiyor:) Belki de hayal gücü.. Bilemedim ki.. Umarım kısa zamanda geçer. Resime yeteneği mi var yoksa oğlumun diye ben de bazen düşünüyorum. Güneş, saat hatta avize çizmişliği var. Hayırlısı:) öptüm sizleri

Seda dedi ki...

Eminecim inan ben de çok istiyorum seninle tanışmayı, kuzuları kaynaştırmayı. Ama şöyle ki; eşimin çok yakın arkadaşı evlendi, düğünlerinde de kısacık 1 geceliğine Kaan'ı bırakıp gitmiştik. O günden beri İst. a onlara gidicez, fırsat olmadı. Çok da mahçup hissederken 23 Nisan'ı fırsat bildik. Yani artık şeytanın bacağını kırdık, geliriz artık İst. a Kaan'la. O zaman cidden haber vermek isterim. Bu onları ziyaret amaçlıydı açıkçası pek birşey anlamadım bile, bi Büyükada birkaç saatliğine (maç hastaları maça yetişecekti de!) bi de son gün Kaan'la manzaralı fotomuzun olduğu yere sabah kahvaltıya gittik yola çıkmadan o kadar, hep evde kaldık ev ziyaretine gidince:) Eşime teessüflerimi bildirdim zaten.. İst. krizim geçmedi yani, gelmek istiyorum yine ve bu sefer tanışmak ;) Çok öptüm sizi. Siz de Ank.ya gelirseniz ben de her zaman beklerim bu arada;)

Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Tamam canım, böyle durumlarda birbirimizi haberdar edelim muhakkah :)
Öpüyorum..

Sevgi dedi ki...

3 yaş bebeleriyle böyle eğlenceli zaman geçirdiğinizi görünce dilanın hemencik büyümesini istiyorum.. hele de yarım yamalak konuşmaları beni öldürüyor..
hep böyle akıllı, mutlu bir çocuk olsun inşallah..

Ilknur Olmez dedi ki...

çok tatlı yaaa , sizinkileri görünce bende hemen büyüsün istiyorummm:)) blogger anneyim canım, takipteyim, beklerim bloguma :))

Kokosss ;))) kelebek dedi ki...

masallah bezı atmıs ohhh...bızımkı 2 aylıktan berı yalnız yatıyr sanırım en guzel yaptıgımız sey bu oldu cunku gerısı ters teptı hahah cok yaramaz:)) yanımızda mumkun degıl uyumaz bebeklıgınden berı , bı koyduk kendı odasına(bızım oda dıbınde tabı) uyudu bız sok:) ama kesıntısız uykuları beklıyoruz bı oluyor bı olmuyor dısler bı tamamlansa..sız buyuk zorlukları atmatmıssınız super vallahı...demekkı 3 yas ıyı:)) hahha avutmamı yoksa benım kı:)

Seda dedi ki...

Sevgi, cevaplamamışım yorumunu, tel.in azizliğinden olsa gerek:( İyi dileklerin için sagol. Bebekliğin de tadı ayrı ama büyüdükçe paylaşımlar artıyor ya daha bir güzelleşiyor herşey gerçekten;) Sevgiler

Seda dedi ki...

İlknur inşallah sağlıkla büyüsünler:)

Seda dedi ki...

Kuzunun annesi (böyle hitap ediyorum ama:)) valla uyku konusunda çok çektik biz, perişanları oynadık 3.5 yıldır, abartısız! Ne yazılar yazdım bu blogda:) Bir de iştahsızlıktan çok çektim. Zaten var ya uyuyan ve yemek yiyen bir çocuğun hiç zorluğu yokmuş gibi geliyor bana. Allah sağlık versin tabiki en başta... Daha yeni düzeldi biliyormusun, sallamadan kendisi uyuyor ve sabaha karşı 1 kere uyanıp süt istiyor(du en son tailde hala da öyleymiş) Ben de buna şükür diyorum:) Ama biz istisnayız merak etme:) sizinki daha kısa zamanda düzelecektir, dişler bitsin de;)