Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

30 Ağustos 2010 Pazartesi

geç olsa da...

Ben not edeyim de afacanın tatil hallerini...geçen sene 7 ay civarında gittiği anneanne-dede yazlığında geçirilen tatili çoookk sevmişti zaten. bu sene yine tatili sevdi sevmesine, ancaaak kendisi artık merak ettiği herşeye minik ama hızlı adımlarıyla ulaşan, dolayısıyla bizi peşinde sürükleyen ve hiç enerjisi bitmeyen (hiç birşey yemeden bu kadar kıpır kıpırlık nasıl oluyor anlamış değilim zaten) bir velet olduğundan, bizimki bu sene pek "tatil" olamadı (daha önce de yakınmıştım buralarda sanki bu durumdan???)

1.5 yaş zormuş, şöyleki en meraklı zamanı, keşfetme isteğinin doruklarında ve bunu yapabilecek imkanları da var -yürüme gibi:)- dolayısıyla durmuyor, ilerliyor, dur-yapma-gitmeden henüz anlamıyor, daha doğrusu anlamak istemiyor, anlasa da hiiç sallamıyor -neden yapmayacakmışım?- birey artık ne de olsa o, sınırları zorlamalı, heryere gitmeli, yakından bakmalı, herşeye dokunmalı, herkesle konuşmalı -kendince- dedededede dili :) güzel tabi, seviyorum o yüzündeki meraklı bakışları, hayretler içerisinde kalışını, koyduğum yerde dursa (var mıdır artık böyle çocuk, hepsi cin mübarek) daha mı iyi, yok yok istemezdim:) ben de az değilim yanii:))
Neyse...daha gittiğimiz ilk gün Kaancık yere kapaklandı, sağ diz iptal:( dikkat ettikçe sanki inadına yine düştü ve yine sağ dizinin üstüne, bir türlü iyileşemedi yani oğluşumun sağ dizi. sahilde, parkta, her yerde, tanımadığı gördüğü herkese dizini gösterip bişeyler anlattı, uzunca bir süre unutmadı. şu anda belli belirsiz iz var ama hala o sağ diz yere değdirilmiyor... Ank. da sol dizini de halletti ama o sağ dizi kadar hasarlı olmadı hem fiziken hem ruhen:) tabi o sağ dizin o kadar vahim bir hal almasında, önce sivrisinek ısırığı gibi başlayan, gittikçe şişen, içi iltihap dolan 3 adet kabarcığın da payı var. ne olduğu anlaşılamadı, sonra diğer bacağında ve kolunda da oldu, ama onlar neyseki o kadar kötü durumda değillerdi...

Denizi sevdi Kaancık, geçen yaz da önce korkmuş sonra alışmıştı, bu yaz da aynen böyle oldu. ilk başta ciyakladı viyakladı, sonradan tabiri caizse bodoslama gidiyordu denize:) resimdeki kova çok işimize yaradı, içine su doldurup taş, kum vs. atıyordu, sonra boşaltıp tekrar...sayesinde azıcık totosu yer gördü Kaanın. böyle kendine göre uğraşları da yok diil yani:) ama kürekmiş, tırmıkmış onlarla hiiç ilgilenmedi, inşallah seneye artık:)

Tam bir oyun canavarı, hiç boş durmamalı :) oyy çok seviyorum be oğluşumu:))



Saçlar uzadı yine, şekilsiz oldu bu sefer, dolayısıyla Ank. da dönüşte kesildii. berberde, koltuğa oturmadı, kucakta, her yerim Kaanın saçı oldu. sonlara doğru ağlamalar başladı, önler azıcıkk uzun kaldı:) (ne güzel anlattım)

Oyun bebesi kendisi evet ama kendi oyununu oynar. öyle parkta salıncak vs. sevmez, oturuyo ya ondan heralde, alır başını yürür gider hatta, keşfe:) kaydırağı sever gibi, merdivenlerden çıksın, sonra şöle hızla kaysın, totosu fazla yerde kalmıyo tabi sever...yukarıda da resim çekildikten sonra indi zaten tahterevalliden, fazla oturmamalı bünyesine aykırı:)

Neler yazdım, ne anlattım kontrol etmek için tekrar başa dönemeyeceğim, geç oldu uyumak gerek, biraz kötü anılardan mı bahsettim acaba tatilden, yok canımm hem olsun bunlar da yaşandı ama:)

Posted by Picasa

7 Ağustos 2010 Cumartesi

iki satır yazayım dedim

Sevgili oğluşumun blogcuğu,
çok ihmal edildin biliyorum ama olmuyor işte... yazamıyorum, fotolar var çok şahane, ekleyemiyorum...
yarın cumartesi ya, belki evde birşeyler karalarım kim bilir?...
şimdi gidip yatmak gerek...
(Kaan uyumadan önce asabiyet yaptı, ağladı ağladı...ahh azılar biliyorum sizsiniz sebep, ne zor çıkardı dişlerini yavrukuşum... bi bitseydi artık... sabır sabır...yine! neyse ki daha da arkada başka azı yok!!!)