Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

18 Aralık 2012 Salı

4 yaş!!!

18.12.2008 Saat:10:10'dan itibaren hayatımız ne çok değişti! Artık herşeyden önce minik bir adam geliyor bizim için... Ve O artık 4 oldu!!! Kutlu olsun:)))

O güzel, güleç yüzün hep gülsün oğlum! Allah uzun sağlıklı mutlu ömür versin! Hiç ayırmasın bizi! Neşen hep bol olsun! İyi bir insan ol! Ve Allah hep iyi insanlarla karşılaştırsın seni! İyi ki doğdun, iyi ki varsın evimizin neşesi!

O kadar şımarık bir bıdıksın ki bu arada, doğum gününde tam formundaydın:) Evet yine çıldırttın anneciğini ama olsun sen herşeye değensin;) Yeter ki tek böyle neşeli ol sen...

Okulda ise söz dinleyensin bunu da gördük ya!

Seni çoooook seviyorum canımın parçası!

Bu evdeki kutlamadan, anneanneler, babaanneler, teyzeler, halalar ile birlikte...
Allah nicelerini nasip etsin can can Kaan'ım;)


4 Aralık 2012 Salı

Kabak tadı

Sabah pek bir sevinçliydim aslında. İlk karı da görmüştük. Yeni yıl da geliyordu. Geçen sene o kadar sıkılmama rağmen kardan, nasıl bir özlem duyuyorum nedense! Dışarda lapa lapa kar yağsın, ablacığım hazırlasın mis gibi tarçın kokulu sıcak şarabımızı... Evin çevresi de kar yağınca muhteşem oluyor, dışarı çıkalım yine 'mükremin abi' formatlı kardan adamımızı yapalım... gibi hisler içerisindeydim...
Ama maalesef sadece gri bir hava ve anlamsız soğuk içimi kararttı, beni de sevimsiz yaptı sağolsun.

İşyerinde bugün yasaklı siteler açık olunca bloglara takıldım, içim biraz daha şişti anne-çocuk mevzuularından. Çocuk yetiştirmek, doğru bir şekilde yetiştirmek çok zor tabiki. Fazla takılmak, öyle mi böyle mi yapsam diye kafa yormak ve bu kafayı fazlaca yorunca da hata yapmak kaçınılmaz. Hiç bilmesen daha çok hata yaparsın orası da gerçek. Neticede içinden ne nasıl geliyorsa öyle yapmak, kendi doğrularını bulmak daha doğrusu kendi çocuğunun doğrusunu, onun istediği davranış biçimini ona yansıtmak sanki daha doğru gibi. Ha ben de bunu yapabiliyormuyum! Yapıyorum çoğu zaman, benimsediğim yöntem bu:) Ama her zaman mümkün olamayabiliyor. Genelde sessiz-sakin (bu kalıp hiç değişmez!) bir insan olarak nitelenen ben evde bazen canavar anneye dönüşebiliyorum. Vallahi! Kimse inanmıyor bana ama kocam bizzat şahit olduğundan o da benim bazı insanlarca sakin olarak nitelendirilmeme hayretler içinde bakıyor olabilir:) Aynı şekilde o eski halimden evde eser yok, en çok konuşan (bu vıdı vıdı etmek mi yoksa!?) yine benim hihih:) Nereden geldim buralara! Aslında bir ara çok takılmıştım Kaan'a sürekli sesini yükselten, dır dır eden anne oluyorum diye çok telaşlanmıştım. En sevmediğim, olmayacağım dediğim anne modeline mi dönüşüyorum derken, bir silkelendim! Bu aralar daha bir duruldum neyseki -kendi kendimi telkin yöntemimle yine- Arada pek tabiki bağırmalar, çığırmalar, söylenmeler oluyor yine ama daha az. Ee insanız herşey bize özel:) Evet nerden geldim ki bu konuya? İşte o kadar yazı okursan annelikle ilgili, yine kendi anneliğini sorgularken bulursun kendini!

Aralık ayını seviyorum, önceden pek bir anlamı olmazdı yılın son ayı olmasının dışında, Şimdi oğlumun doğduğu ay olduğundan en sevdiğim ay kendisi. Minik adam 4 olacak! Şu andaki kıvamı oldukça iyi kendisinin:) Biraz daha törpülenmesi gereken yönleri var sadece. O da bu yaşta olacak, inanıyorum. Daha akıllı, söz dinleyen, mantıklı bir çocuk olacağını düşünüyorum bu yaşta. Olmasa ne olur, niye çocukları kafamızdaki kalıplara uydurmaya çalışıyoruz, bilmiyorum. Kendi rahatımız için mi? Söz dinlemese, benim doğru mu değil de kendi istediğini yapsa daha özgüvenli çocuk olmaz mı? Aslında özgür bırakmaya da çalışıyorum, kuralları öğretmeye de -belli ölçülerde- Hadi bakalım ben bugün bu düşüncelerden uzaklaşmak için ne yapmalıyım acaba?

Blogdan da sıkılıyorum bazen... Bu sadece oğlum için yaptığım bir blog. Nasıl günlük tutardık eskiden, yani ben tutardım:) onun gibi... Yazarım, sonra da kitap olarak bastırırım, oğluma veririm bir zaman diye düşünüyorum. Bakalım anne sen naaptın yaa diye gülerse kendi bilir:) Amaan ne bileyim bazen de ne böyle yok uykusu, yok yemesi içmesi şimdilerde kreşi yaz yaz nereye kadar diye bir hava geldi bana. Sanki çok da yazabiliyormuşum gibi! Ondan demiştim kabak tadı diye. Sonra başka şeyler yazarken buldum kendimi. Neyse sustum:) Geçer heralde yakında...