Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

21 Mart 2012 Çarşamba

Son durumumuz

Bugün hep tuvalete yapmış Kaan, kazasız;) hatta 2 gündür öğle uykusundan bezi kuru kalkıyormuş:)) üstelik dün geceki bezi bile sabah ben baktığımda kuruydu, sonradan da kuru kalmış, uyanınca tuvalete yapmış:))) gün boyu da yapmış, kendisi haber verip :))))
Ancak şu anda ben bunları yazmaya çalışırken yanımda oturup tweetysini izliyor, tuvalete götüremediğimden umarım kendim nazar değdirmiyorumdur diye de düşünmekteyim...
Uykudan önce de kazasız geçerse bugünü alıştırmamızdaki ilk süper gün olarak not edeyim. Umarım da hep böyle devam eder.
Ancaaak benim bazı çalışmadığım kısımlar varmış bu işte. Hoş bunları düşünmek için daha erken ama mesela dışarı çıkarken artık bez bağlamasam ve çişi gelse, gitsek umumi wc ye, ben bu çocuğu nasıl zaptedeceğim sağa sola dokunmasın, değmesin diye?!(düşüncesi beni bitiriyor şu anda bile!) Sonra, bunu kestirememem komik mi bilmiyorum ama, ne şekilde tutacağımı, nasıl yaptırabileceğimi kafamda kuramadım... Pratikle öğrenicem sanırım.
Gece bezini de bir şekilde -tabi kuru kalkmaya devam ederse- bırakacağım, ama saat 12-1 gibi, bir de sabaha karşı mesela, çişe tutmaya nereye kadar devam edilir? Evet bunu düşünmek için çok erken, bizim için. Ama aklıma geldi:)
Herhalde yine kendi çocuğum beni yönlendirecektir diye düşünüyorum...
Bakalım önümüzdeki günlerde neler olacak...
N'olur Allahım bu işi başarmış olalım!!!

Bunlar da yapıştırmalarımız. Tiger az önce eklendi:)))

18 Mart 2012 Pazar

konumuz toto oldu bir anda

En son Gamze anne varmış burada. Yazamamıştım bile, bir işe yarasın, birileri daha öğrensin diye link verebilmiştim sadece.Tanımam kendisini, blogunu bile bilmiyordum ne yalan söyleyeyim. Ama öğrendim işte bir vesileyle. Off ne kötüydü o günler çok üzülmüştüm... Ama inanıyorum artık iyi olup oğluna, ailesine kavuşacağına, laf değil öyle hissediyorum... Sayesinde bir şeyden daha haberdar olduk. Bilenler biliyordur gerçi... Benim sevgili duyarlı, yardımsever kocacım biliyormuş mesela :) İnşallah ya Gamze'ye ya başka birisine yarar...Ve umarım bir gün çalar telefonum bu amaçla...

Kaan 3 yaşını 3 ay geçti bugün itibariyle... Günlerimiz de çabuk çabuk geçiyor sanki. Kar yağışından, özellikle soğuktan, üşümekten ve de gri havadan bunaldım. Çok şükür bugün güneş açtı da içimiz açıldı. Hemen parka gittik, ayların acısını çıkarttı minik, eve giremedik bir türlü. Bizimki açlık nedir bilmediğinden banamısın demedi, ben acıktım, artık mecalim kalmadı, hadi eve gidelim feryatlarımı tınlamadı tabi:)


Bu aralar bizim koca bebeğin totosuyla uğraşıyoruz. Tüm hazırlıklarımı yaptım: Elimizde patlayan adaptör-lazımlıktan ve  bir-iki tane daha fazladan lazımlık ve adaptörden sonra yenisiyle başlayalım istedim (keramet hangisinde acep diye!). Alıştırma donlarımızı da tamamladık. Stickerlarımızı bile aldım. (Hani türlü yöntemler var ya! dışarıdan birisi böyle mucize o yöntemdeymiş gibi anlatır ilk kez duyacağıma emin bir şekilde.) Zaten aylardır yok kitabıydı, yok filmiydi, masalıydı derken bıdı bıdı konuşarak da olayı anlattık hep bir ağızdan. Adım gibi eminim  tuvaletin amacını da, kendisinden ne beklenildiğini de biliyor bu çocuk. Altyapı tamam, hiç kuşkusuz sorun yok. Sorun benim inadım inat totom iki kanat diyen bebemde. (Kesinlikle ben de değil demedim) Bunu da nazik bir dille, gülen yüzümüzle (asla yapmacık tavırlarımı hissettirmemeliyiz:) kırmaya çalışıyoruz. 15 Mart günü muvaffak olmuşuz. (Öyle sandık!) Canım benim aslında kendisi de başarmak istiyor, bir sevinmiş ki küçük ka.ka büyük ka.ka yaptım diye telefonda bir anlatıyor kendince:) Ondan sonra bir kere daha tuvalete yapmayı başardı, o da dün.


Bu arada sanki bu işe bir kaç kere başlayıp başlayıp vazgeçmişiz gibi bir imaj vermişim. Aslında öyle değil. Sadece geçen yaz, Kaan 2.5 yaşındayken denedik, olmadı! O zaman aşırı inattı... Ne lazımlığa ne tuvalete oturmadı! öyle böyle değil ama... Ondan dedim dışarıdan birisi mucize o yöntemdeymiş gibi anlatır diye, şöyle yapsaydınız, aa biz böyle böyle yapmıştık 2 günde alışmıştı-lar filan... Benim çocuğum mu çok kişilikli ben mi çok beceriksizim bilmem ama biz bu işi yapamadık işte bu zamana kadar... Ama ben kaşındım yine evrene negatif düşünce göndererek. Hep bloglarda okurdum, ilk gün 15 dak da bir tuvalete-lazımlığa götürdüm, 3. gün arayı yarım saate çıkardım, 5. gün 1 kere tuvalete isabet ettirdik, 1 hafta sonra yuppi oldu bu iş türünden maceralar. İçimden ne geçerdi; 'tamam anne kişisi götürüyor da o çocuk her 15 dak. da veya neyse 1 saat de olsa, her seferinde hiç mi itiraz etmez, götürünce hep mi gider wc ye diye:)
Ve tabi benim çocuk gitmiyor işte!! Bir de ne güzel kısa zamanda halloluyor demek ki bu iş derdim, durumumuz ortada:))

Neyse ki biliyorum; her çocuk kendine özgüdür, her çocuğun gelişimi farklıdır... Arada ufak tefek yakınmalar ve gaza gelip pedagog araştırmalarım dışında ne geç konuşmasını, ne tuvaletini aşırı derecede sorun edip büyütmedim. (Bu arada Ank.da hadi bir uzmana danışayım desen..ben bulamadım öyle birini hep bir yerden bir olumsuzluk çıkıyor.) Açıkçası kafayı çok takmadım. (Ben esas Kaan'ın uykusuyla bozmuşum zaten kafayı!) Hayret ediyorum kendime aslında. Ama çok duydum, çok okudum aynı örnekleri. Ee çocuğumu da tanıyorum... Her şeyin bir vakti olduğuna inandım ve kesinlikle bu vakti de çocuğun kendisinin belirlediğine...

Bir de başarı hikayelerinden çok başarısızlık hikayeleri daha çok dikkatimi çekerken, tesadüf bir blogda aynen bunu anlatan bir post gördüm, tam da başladığımız gün. Dedim ki yine yalnız değilmişim:)

Sonra, yazın hazır olmadığına kanaat getirince kapattık bir süre mevzuyu...Arada o bahsettiğim altyapı çalışmalarını yaptık. Şimdi de 2. kez fiiliyata geçtik. En azından bir çabası var oğluşumun bu sefer... Yılmak yok, başladık bir işe bakalım nereye kadar giderse... Ama 1 haftayı geçtiğimize göre pek de kısa süreceğe benzemiyor. (yine negatif enerjimi saçıyorum ne şahane!)

Hayır bir de o kadar hassas bir konu ki yetişkinlikteki bütün sorunların kaynağı bebeklikteki tuvalet eğitimindeki yanlışlar !!! Hadi bakalım sonumuz hayrola...

Aslında bu tuvalet mevzusuna çok girmeyecektim:) Hadi neyse oldu artık...

  




3 yaş ayrı bir zormuş bu arada! Bana mı öyle geliyor ama sanki bir "horrible" durumlar var. Gel sevgili 4 yaş demekten başka da bir çarem yok. Ama yavaş gelsin yine de, hala bebiş halleri var ya bayılıyorum o hallerine de:)




Minik ya oyuncaklarıyla oynuyor evdeyken, çok da güzel kendi kendine oyunlar üretiyor, ya sanatsal (!) aktivitelerde bulunuyor  ya da çizgi film izliyor. Bir minik kafa var orda tweety izleyen mesela:) Bu aralar klasik çizgi filmleri izlemeye başladı. (kurtuldum kayyu ve pepeden hihihi:)) Sinemaya gidilebilir artık diye tahmin ediyorum. Aylar öncemiydi, ne zamandı, şirinler geldiğinde işte, gitmiştik. İlk sinema tecrübemiz! Ben maks. 10 dk. sonra çıkarız derken, 20 dk. kalmışız içeride. O da kesin Bilgehan abisi var diyeydi... O zaman şirinlerden çok sinemanın teknik donanımıyla ilgilenmişti oğluş. Sonra harekete geçip oturma düzeniyle ilgilendi. Artık iyice canı sıkılıp, sessiz kalamayıp gürültüye geçince çıkmıştık :) Şimdi baya baya oturup izliyor evde...

Hadi bakalım bu post bana 1 ay yeter:D Cidden ben de sık sık yazmak istiyorum fakat şartlar müsaade etmiyor işte... Bir şekilde olmuyor da olmuyor...

Son olarak nice aylar, yıllar dilerim küçük huysuz sıpama;)