Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

29 Mayıs 2011 Pazar

hayırdır inşallah

Babacık maçta, Ordusporu desteklicek , inşallah lige çıkar tabi ama bu yandık demektir seneye sezonda, tüm maçlar izlenir artık:))
Kaancık da maşallah bir uyudu, deliksiz 2.5 saat oldu ondan dedim hayırdır diye... Gece de o bana der artık; hayırdır ne uykusu dedaa hadi oynayalım diye:))
remen sıkıldım ama yahuu uyansa da oynasak, gidip bir bakayım bakalım, uyandırayım hatta kıyamayıp yoksa gece zor...

14 Mayıs 2011 Cumartesi

yazlık ciciler

dün işten sonra felekten bir alışveriş akşamı çaldık :) ama herşey oğluşum için, hep ona ciciler aldım. inşallah, olur da yaz gelirse giyer diye düşünmekteyim...ayakkabı alabilmemiz için kendisinin de olması lazım küçükbeyin, tabi asansörlerin, yürüyen merdivenlerin başından alabilirsek...
sandaletlere çok özeniyorum ama yine elimde patlayabilir, spor ayakkabı mı giycek yani sıcaklarda bilemiyorum...
çok sevindi minik kendisine alınanları görünce...az önce hepsinin tek tek etiket zımbırtılarını kestim, niye koyarlarki o şeyleri, hiç olmazsa enseye değen kısma koyma dimi...bir de yan taraftakiler neredeyse çarşaf gibi...zaten huylu bizimki çekiştire çekiştire bir hal oluyor, gömlek bile giydiremiyorum yada zar zor, yakası var ya sıkıntı basıyor afacana...
pazar günü tekrar cimnastiğe başlayacak minik, annesi akıllı bir hareketle kupon kapmıştı zamanında;)
bu arada Kaancığın artık bir "tuvalet koltuğu" oldu, henüz resmi olarak başlamadık tuvalete alıştırmaya ama fikre alıştırma aşamasındayız yavaştan...inşallah yazlıkta halletmeyi umuyorum, anneannesiyle... o benden ben ondan mı bekliyoruz acaba?:))
yaz, yazlık diyince de hep izin sıkıntısı geliyor aklıma...nolur sanki annelere yazın 1-2 ay ücretsiz izin kullanma hakkı verseler...2 ay izin alıyım, tamam kabul maaş vermeyin tabiki;) nolcak şimdi... anneannenin dinlenmesine fırsat olmuyor, babaanneler 1 ay gelebiliyor o da haziran olcak yine, sonra hem ramazan hem ağustos ayı...pöfff
Mehmet'ten sonra Leman'ı da söylüyor bizim dededede :) bakalım bir sonraki aşamada hangi ismi söyleyecek:) geçenlerde Leman teyzelere gitmiştik, İremcik gelmiş, onunla görüşmüşlerdi, pek oynayamamışlardı..."neman" da ordan kaldı... parkta da başka çocuklarla oynamaya başladı artık zaman zaman...bazen de yine içindeki keşfetme isteğiyle kimseyi takmadan kendi kendine takılmaya devam...
Kaancık yanımda uyuyor, uyansa da dışarı çıksak diye düşündüm, havaya baktım içim sıkıldı...güneş çıksın artık ortaya...

8 Mayıs 2011 Pazar

son günler, dün ve anneler günü...

2.5 yaşına az bir zaman kala anne-baba yatağına geçirdik oğluşu:) olsun varsın vallahi hiç sorun etmiyorum... yeter ki o uyusun, yeter ki biz de artık uyuyalım ya da hala deliksiz uyuyamadığımız göz önüne alınırsa şöyle demeliyim; yeter ki gece uyanmaları azalsın ve bu uyanmalarda az kriz çıksın, hatta hatta bazı süper gecelerde hiç kriz çıkmasın...gecenin bir körü uyanıp, gözler kapalı sütünü içip, kendi kendine yatıp uyuduğu bile olmuyor değil (böyle dedim ya bu gece çektirecek bize yine afacan:)) ancaaak şu süt meselesini ne yapacağız bilemiyorum...iyi birşey evet, sütü çok seviyor ama aşırı bir sevgi ve bağlılık bu:) en azından gece sütünü kesmek istiyorum ama gece o sütü içmezse yıkar ortalığı, biliyorum...cesaret edemiyorum... hiç olmazsa yanımıza almışken de bir hamle daha mı yapsam diorum, gerilemenin yanında bir ilerleme kaydetmiş oluruz belki... yanımızda yatması kötü değil aslında, sadece bu saatten sonra olması tutarsızlık gibi, hoş daha önce denediğimde kendi yatağında yatmasıyla arada hiçbir fark olmadığından almamıştım yanımıza, şimdi şimdi anlıyor bence 'annemle babamın arasında yatıyorum, güvendeyim' diye...kimbilir...gerçi dediğim gibi halaa uyanıp, ağladığı, babasının omzunu istediği, susmadığı zamanlar da oluyor ama sayısı az hiç olmazsa...bir de bu durumda babanın kaçacak, saklanacak yeri kalmıyor, uyanınca hemen onu gözüne kestiriyor:D


geçen haftasonu traş oldu minik:) bu sefer babasıyla gitti, ben yoktum ama içimden hep pozitif düşündüm :P benim müdahalelerimi saymazsak, 1 kere dedesinin makinesiyle, 1 kere de "gerçek" berberde traş oldu, ağlaya ağlaya tabi...bir kaç ay önce götürdüğümüzde de daha kapıdan girmeden durumu anlamış ve yaygarayı koparmıştı...başarısızlıkla sonuçlandı yani, yine ben müdahale etmiştim...bu sefer uslu uslu oturmuş, saçlarını kestirmiş. 1-2 ay bile farkediyor gerçekten çocukların gelişiminde...bunda "mehmet" in de etkisi var tabi:D yaklaşık 1 haftadır bir "mehmet" dir gidiyo...öyle bir kahramanımız oldu işte... daha doğrusu bir çocuk varmış parkta, Kaan'dan büyük, biraz oynamış Kaan'la, adını falan bilmiyoruz ama biz onu "mehmet" olarak benimsedik:) aa bak mehmet yemeğini yemiş, yemiş büyümüş, sen de ye...mehmet de berber de saçlarını kestiriyormuş, çok güzel olmuş... parktaki arkadaşının adı neydi diye sorunca: mie(h)mie gibi birşey söylüyor... buraya kadar taslakta kalmış...bugün anneler günüydü, tüm annelerin, anne adaylarının kutlu olsun, nicelerini görebilmek nasip olsun...günün anlam ve önemini ne kadar anladı bilmem ama sarıldı boynuna ve öptü 'deda'sını kendince minik kuşum...anneannelere gittik tabiki, dedeciği gelmişti, sürpriz yapmış...nasıl mutluydu, nasıl özlemiş dedesini, bırakmadı hiç...



bu arada bu taslağı yazalı 2 gün mü olmuş ne?...uyku konusunda iyi-miyi demişim :)) o dediğim günden beri pek de iyi değil çünkü:D hakkımızda hayırlısı valla ne diyeyim...Allah sağlık sıhhat versin...bir de dayanma gücü ve sağlam bir sinir sistemi:D



ve dün gidilen akvaryumdan...artık gezmeler daha mı güzel, keyifli, rahat sankiii;)