Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

23 Nisan 2011 Cumartesi

rahat bir akşam

geçen hafta ve bu hafta göreve gittim...herkes sen gidince Kaan rahat duruyor mu derdi, ben de evet evet gayet iyi, hatta anneannesinde daha iyi uyuyor derdim...2. gidişimde ilk gece arıza çıkarmış bizimki... eminim babba babba diye tutturmuştur...baktı olmuyor bari nenne olsun demiştir:) napalım yabancı değil hiç olmazsa babası diye avutuyorum kendimi ama bu düşkünlüğe içten içe kafamı takıyorum aslında...
görevlere biraz ara vermeli zaten az kalsın şifayı kapıyordum...anında müdahaleyle şimdilik durumu kurtardım gibi görünüyor...
döndüğümde çok özlemişti afacan, bırakmadı hiç, bir ara uzanıp, sarılıp yanak-yanak bile yaptık bir süre:) ki bizim küçük adam sıkıntıya gelemez, öyle sarılarak yatmak falan ne demek:)
işten gelince de pek bir keyifli oluyor bizim minik...bugün anahtar sesini duyunca şu sıkınca cik-cik ses çıkaran oyuncaklardan aramış (yine ne hoş anlattım) anneannesiyle yaptığı plana göre hemen kapının arkasına saklanıp beni onunla korkutacakmış:) planı suya düşünce bozmadık artık, eve girme kısmını başa sardık, bir heves saklandı falan...
akşam babacık gezmelerde olunca başbaşa takıldık...yok yok bu çocuk babaya çok fena naz yapıyor napcaz bilmem...yoksa biz bir kriz dışında iyiydik...makarna istedi, yiyecek sandım ama bizimki elleriyle girişti bir anda, dağıttı, her yer makarna oldu...ilk değil tabi bu yaptığı, en sevdiği şey hatta maalasef bu aralar, biliyorum son da olmayacak...kızdığımı bilse de, yanlış olduğunu anlasa da yine yapacak, yine yapacak...mantık aramak anlamsız tabiki biliyorum:D
bir de baba diye ağladı 2 kere (gerçekten ağlamıyor tabi, suratına ağlama görüntüsü verip babba diye bağırıyor numaracı böcük) anlattım durumu, gelecek dedim, seni çok seviyor dedim...içimden uleeen tosbaa ben olmasam babayla oyuna dalar aklına gelmem ama diye geçirdimm:(((
sonra da oynadık, matkap sesinden korkup sokuldu bana, ayrılamadı bir süre -gece bile var artık, matkap sessiz bir günü olmuyor çocukceyizimin:( ne olduğunu da biliyor oysaki, hala korkması normal mi acaba? yine oynadık, bezini de rahat aldım, sütünü içti, sadece birazcık diretmeden sonra da uyudu melek gibi...
sonra evi toparladım, şimdi internete takılmaktayım, az sonra -bir afacan uyanmazsa- kitap okuyacağım...yani böyle bir gece her gece olsa daha ne isterim ki!

*dün "nane" li çorba içmiş minik... bir de to.yo.ta reklamı çıkınca to-yoo-to-yoo-taa diyen çocuktan sonra 'tooo' yu çıkaracak gibi dudaklarını iyice büzüp öne doğru uzattı, ben bekliyorum diyecek mi acaba diye... veeee o şekilde döö-döö-dööö dedi bizimki:DD canım oğlum elbet olacak bir gün;)

*oğluşumun 3. 23Nisan'ı :) tüm meleklerin bayramı kutlu olsun!!!

15 Nisan 2011 Cuma

18 nisan pazartesi 28. ayını dolduracak Kaan beyefendi dedededede ile her derdini anlatmayı başarmakta hala...ilginç olan "dikkat dikkat" diyor bizim afacan:) kıpır kıpır olduğundan çocuğu sürekli dikkat et diye uyarıyoruz demekki ordan kaptı:) aa bi de ben çok mu off-luyorum ne Kaancık afacanlık yapınca...yanlış birşey yapınca offf diyo hemen bal dudaklarını uzatarak:) çok sevimli oluyor ama off-lamayı azaltmalıyım biliyorum:D istemediği birşey olduğunda, yapmak istemediği birşeyi yap dediğimizde bi karşı çıkma hareketi var...ıııhhhh diye sinirle çığırırken işaret parmağını da olmaz anlamında hırsla sallıyor... geçen gün "kardeşin olsun ister misin oğlum?" dedim 2. kez hem de (neden bilmiyorum:) 1. de kesinlikle istemediğini belirtmişti o hareketiyle... 2. de böyle bir mahçup mahçup gülümsedii gözlerini kaçırarak:) ne demek istedi acaba!? bir banyo sorunsalımız vardı...doğduğundan beri banyoyu, suyu seven hatta bayılan bir çocuk 27. ayda birdenbire neden banyo yapmak istemez? acaba bugün banyo yaptırsakmı diye aramızda konuşurken bile banyonun önünde biten çocuk neden bir anda aynı koşulda kaçmaya çalışır, banyoda çığlıklar atarak ağlar? vs. vs...böyle günlerimiz oldu bu ay...düşündüm düşündüm somut bir neden bulamadım...bir anda banyodan nefret eden çocuk heralde bir anda yeniden sevecektir dedim en sonunda...çok şükür ki öyle de oldu:) buna ek olarak dışarı çıkma sorunsalımız da mevcuttu...gezmeyi sevdiği, dışarıya çıkmaya bayıldığı halde bir anda ev kuşu olması gibi bir durumumuz da vardı aynı banyo olayı gibi:D (çok ilginç bir çocuğum olsa gerek:) buna da bir anlam veremedik...en son dışarı çıktığında kötü, talihsiz bir olay mı yaşandı acaba diye çok kafa yorduk ama yok işte...hiçbir ipucu yok...tamamen kendi mini mini beyninde neler biriktirdiğiyle alakalı bir durum olsa gerek...nitekim bu problemi de bir şekilde çözdük...eski günlerdeki gibi parka gitmeyi seven, bisikletiyle turlar atan (kendi çapında tabi), hadi gezmeye diyince kapının önünden alamadığımız sorunsuzca ayakkabılarını-montunu giyen çocuğum geri döndü:)