Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

14 Mart 2011 Pazartesi

haftasonundan

çok canım sıkıldı blogların başına gelenlere...oğluşumun hatıra defterini rahat bıraksalar da esas uğraşılması gerekenlerle uğraşsalar ya...
cumartesi sabah babacık Ordu'ya babanneleri bırakmaya gitti, sabah bi rahat kahvaltı yapamadı, Kaancık sürekli onunla olmak istedi, gideceğini bildiğinden...anneannelere gittik biz de dikkati dağıldı en azından babası giderken...sonra evimize geçtik, gayet uyumluydu, huysuzluk yapmadı, babasını aramadı, oynadık, kendi kendine de oyalanabildi, benimle beraber iş de yaptı kendi çapında...akşam yemeği için dedenin davetiyle tekrar anneannelere geçtik ve son kez teyzoşla beraber evimize...İyi ki evler karşılıklı binalarda ama cidden abartmışız geçişleri:) sonra bıdığı uyuttum, bizim yatakta, 1 saat sürse de ondan sonrası iyiydi...Kaanımın teyzoşuyla bira+cips+film üçlüsü yaptık...biz yatarken uyandı, sütünü içti, tekrar uyudu...ancaak 5.30da dikildi gayet cin bir şekilde:) sabah olmuştu artık onun için, oyun oynamalıydı hemen...beni pek serbest bırakmasa da aralarda kestirmişim:) 8 gibi tekrar uyumak istedi, o uyudu ama kıpır kıpır olduğundan ben pek dalamadım, kitabımı okudum bu vesileyle...teyzoş da uyuyabilmiş böylelikle...kahvaltı faslından sonra teyzecik gitti, kaldık yine oğluşla başbaşa...ancaak o kadar özenle hazırladığım vitamin deposu çorbayı içmeyince bende film koptu...kahvaltı falan da yapmamıştı zaten, öğlene kadar aç durdu yani, kesin bunu yer diye düşünmüştüm...sonrasında ya o huysuz geldi bana, hiç bir istediğimi yapmıyormuş gibi ya bende çocuk aç aç nasıl duruyor gerginliğiyle acayip bir sinir birikmesi... biraz gergindik kısaca ana-oğul...zaten malum sendrom bir de üstüne diş çıkardığı, iştahsızlığının tavan yaptığı zamanlarda böyle işte... aralarda ona sarılıp, öpüp koklayınca rahatlıyordum ama ardından mesela bezini alıyım hadi yat diyip de o da her zamanki gibi karşı çıkınca tekrar asabi anne moduma geçiyordum...hava güzel, hadi çıkıp gezelim dedim ona bile itiraz etti afacan...neyse gece erken uyudu tabi...ben de hazır o uyurken hemen yanına kıvrıldım...saat 2de yine dikildi bizimki 'ohoo ne uyuyoruz böyle haydi oyuna' modunda...hiç yüz vermedim, nazlandım, uykum var, gece daha, oynamak istemiyorum uyumak istiyorum ben dedim, mızıkladı tabi biraz, sonra kucağıma gelmek istedi, anladım mesajını, omuzumda gezdirdim, ayağımda salladım, kolay olmadı ama uyudu en sonunda ve tabi ben de... iyi oluyor minik bir mis kokuluyla uyumak:) en güzeli de uyanınca ağlamamasıydı... o nasıl bir şirinlik hem de... beni görünce cilveler, oynaşmalar:) ilk kez böyle oldu ama... daha öncede uyuduk beraber, yine ağlardı o zamanlar...bir de babacık olunca da böyle olmuyor maalesef...o kadar ağlama, o kadar naz-niyaz hep babaya demekki...sabah geldi babacık, sevindi bizim minik...anneanne de geldi, ona da sevindi...ama anne baba işe gidince baba deda baba deda diye dolanmış evde bir süre, ağlamış, baya bi dil dökmüş anneanne, resmimizi vermiş, bakmış sevmiş bizi:)
bu gece babacık var, yine yanımda uyutmayı deneyeceğim ama küçük beyefendi kabul edermi, babaya sararmı, gece yine avaz avaz ağlarmııı???
bakalım neler olacak:)

11 Mart 2011 Cuma

kısa kısa havadisler

*yarın babaanne-dede Ordu'ya dönüyorlar, yine anneanneli günler başlıyor yani... Onları babacık götüreceği için haftasonu yalnızız oğluşum...
*tam da yine fena halde babaya sardığın zamana denk geldi...umarım başa çıkabilirim...hatta biraz sakinleşir ve babayı biraz unutur sadece acıktığında değil de, her zaman, bir de annen olduğunu hatırlarsın:) evet güldüm ama itiraf ediyorum fena halde bozuğum :(((
*müthiş kar yağdı Ankara'ya...ilk başta yine hoşuna gitmedi, kar taneleri yüzüne yüzene geldikçe ekşittin suratını, ama sonunda karla oynadın nihayet... ben eskiden severdim karı, şimdi o kadar değil nedense...işe gitme-eve dönme problemi, kayıp düşme korkusu, sonra erirken heryer çamur aman paçalarıma sepilmesin kaygıları...ne olduysa böyle oldum artık...küçükken sevinirdim, hele okula giderken üstüne bir de tatil olursa...şimdi okullar tatil oluyor, önceleri aklımın ucuna bile gelmezken "o okula giden çocukların anneleri çalışıyorsa ne yapacaklar bırakacakları kimseleri yoksa" diye düşünüyorum hemen...1 güncük de ben izinliydim,beraber evdeydik...
*bu arada dede küçük bir ameliyat oldu, şimdi gayet iyi...anneanne hasta, pazartesiye kadar iyileşmeyi ummakta...
*arka azılar ne alemde acaba? az kalmıştır umarım...
*yeme durumlarında biraz düzelmeler var bu aralar ama hala zayıfsın, boyun uzuyor... hala ve hala çok hareketlisin:)
*uyku yine fena... 1-2 gece iyi olsa 3. gece sürekli uyanma-ağlama krizleri...babba diye babayı istemeler, omuzda gezmeler, babanın topuklarım acıyor artık diye sızlanmaları... benim niye bana gelmiyor, bu çocuk niye hala uyumuyor ve niye bu kadar ağlıyor diye feryatlarım... sabah bir gülüşünle geceki o kabus saatlerin bir anda unutulması...o tatlılığın, o tarifsiz sevgin yok mu! başka türlü olamazdı zaten...
*bir de bu arada neden olduysa banyodan nefret ettin. herşey normaldi, her zaman hadi banyoya dediğimizde hayvancıklarını da alıp koşa koşa banyoya giden sen, bir gün kıyameti kopardın...2 kere ciyaklamalar ve kaçmaya çalışmalar eşliğinde yıkadık zar zor... günler oldu yıkanmayalı, zorlamayalım dedim ama temizlik de gerek... babayla yıkanmanı teklif ettik olmadı, onu banyoda görüp heves edersin belki dedik olmadı, oyuncak zaten işe yaramıyor, dil dökmek hiç, bebeklik küvetini çıkaralım dedik daha görünce ciyakladın, en son izinliyken de denedim, yok yine bir kıyamet koptu...hayır suyu, banyoyu o kadar seven bir çocuk nasıl oluyorda bir anda nefret ediyor??? en son banyonu hatırlamaya çalışıyorum, hani birşey mi oldu, birşeyden mi korktu ne biliyim gözü mü yandı, su mu yuttu diye... yok, hiç bir farklılık bulamıyorum rutin banyolardan...ama kendimi biliyorsam haftasonu yine deneyeceğim :)
*ha bu arada annecikle babacıkta "tek çocuk iyi, kesinlikle başka olmasın" ve "yok kardeşsiz olmaz, kesin bir kardeşi olmalı" (aslında bu fikir daha çok bana ait) fikirleri arasında gidip gelmeler:)) hayır şimdiden noluyorsa... ama insan herşeyi düşünüyor işte...

şimdilik böyle işte havadisler ;)