Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

22 Kasım 2010 Pazartesi

herşey bazen çok güzel olmayabiliyor işte

yazmaya başlıyorum ama sonlara doğru ne olur, yazının gidişatı neyi gösterir, silermiyim, taslakta mı kalır, yayınlarmıyım... bilmiyorum, belli olmaz...bir iç dökme yazısı olacak gibi... içimden geldiği gibi içimdekileri anlatmak için...
Kaancım, canım oğlum, çok tatlı, sevgisi muhteşem, tarifsiz...evet ama bir gerçek var ki bu aralar, her gün, hele hele şu tatilde beraber olduğumuz her dakika kendini belli eden gerçek var ki zor işte çok zor...bizim durumumuz hiç oğlumun karnını doyurdum, peşine bi güzel uyuttum aman da ne güzel olamadı. hayır şimdi böyle diyorum bir yandan birşeyler rahatsız ediyor beni hani şükür diye diye... olmaz mı! binlerce kere, yüzbinlerce kez şükür... sağlıklı bitanem, bizimle...ama işte bazen öyle anlar, durumlar, olaylar oluyor ki neden diye sorgulanan..yemeyen, uyumayan bir çocuk! yine bazı sesler geliyor kulağıma aman yemesin nolcak sağlığı yerinde değil mi? veya siz de biraz uyumayın canımm ee çocuk büyütmek kolay değil? bla bla... kolay değilmiş cidden...hoş kolayı da var bizzat biliyorum. Allah dağına göre kar verirmiş ya rahat insanların çocuklarında da bir rahatlık söz konusu...biz mi rahatsızızz bu durumda!?
herşeyi dibine kadar yaşayan bir efendi! gazı da, diş ağrıları da öyleydi... bu dönemde çocuğunuza şöle yaklaşın, böyle davranın, sakın şunu yapmayın diye makale, kitap, tv programı vs. konusu evlere şenlik -terrible two-sunu da hakkını vererek yaşıyor bizimki...işte ben de o kadar teorik bilgiyi pratiğe dönüştüremeyen kötü anne oluverdim bu durumda...birikim işte yorgunluk, uykusuzluk -burada uzun bir açıklama yapmak istiyorum: benim uyuyamam da değil mesele, enn büyük sorunumuz uyuyan bir çocuğun uykusunun şiddetli ağlamalarla gecede EN AZ 3-4 kez bölünmesinin annede (ve babada) yarattığı fiziksel, psikolojik, sinirsel yıpranma, bu durumun neredeyse 2(İKİ) yıldır sürmesi, nedeninin tespit edilememesi nedeniyle de bir çözüm yolunun olmadığının çaresizce kabulü ve son olarak bu durumun daha ne kadar süreceğinin belirsizliğinin oluşturduğu anlamsız bir boşluğun içine düşmüşlük hissi...dayanabilememek, ama bir şekilde -başka yolu yok- dayanabilmek- bilmem anlatabildim mi?- ayrıca genel olmakla birlikte, özellikle son zamanlarda hiç bir şey yememesinin yarattığı olumsuzluk patlak verdi biliyorum aslında...ama bu durum şu anda benim sinirlerimi bozduğuna göre bu yazının başlangıç noktası anlaşılmış oldu...yakalandık gibi...dün, pazar, tatilin son günü..."iyi" anneler çocuğumdan nasıl ayrılıp da yarın işe gidicem diye üzülürken, ben -itiraf ediyorum ki- pazartesi olsa da biraz işte sakinleşsem dedim. dedim evet...Kaancığıma kızdım... dikkatini başka yöne çekmeye çalışabilirdim, komiklik yapıp durumu kurtarabilirdim, amaan nolcak diyip istediği olmaz şeyi oldurabilirdim... yapmadım... kızdım ona...kötü hissediyorum:(((
şimdi herşey yine güzel, çocuk işte çoktan unuttu bile ama ben unutamadım...
canım oğlumdan özür dilemek isterdim, anlar mı belki şimdi değil ama sonra...
bir uzman araştırmaktayım, yardım almak gerek...
bir daha bir miniğin gülümsemesini engellememek için yazdım bunları.
seni çok seviyorum canım oğlum, canımın içi oğlum...
*off bir yandan şu his yok mu içimi acıtan, vicdanımı sızlatan...Sağlıklı olsun da herşeye dayanılır dedirten...Allah tüm çocukları annelerine babalarına bağışlasın, uzun ömürler versin...