Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

30 Nisan 2010 Cuma

Ateşli minik:(

Ne kadar sakınsam da olmadı işte, yavrukuşa da geçti pis mikroplar:((
Teyzesi uyutacaktı, üstünü giydirirken baktım ateşliydi, calpolu yanıma almamışım, aslan babamız eve gidip getirdi, o gelene kadar uyutmamaya çalıştık ama kafasını tutamıyordu bıdık hem halsizlik vardı demekki hem de uykusu, neyseki sorunsuzca içti...oysa tüm gece gayet neşeliydi, ne ara fırlamıştı bu ateş? sonra uyudu, uyandı gece, klasik ağlama krizinde aslında, uyumak istiyor uyuyamıyor bir yandan da ateş, kim bilir neresi acıyor/ağrıyor kuzunun...ilacı unutsam da ateşölçeri unutmamışım neyseki, ateşini ölçtüm, 39.4'ü görünce ben panik tabii! hemen babacık arandı, acile mi gitsek ne yapsak paniklemeleri... aslan baba yine koştu geldi. o arada yavruşa ıslak bezler koymaya çalışıyoruz, daha da sinirleniyor ağlıyor, ama bir şekilde düşürmek lazım ateşi...tekrar ölçüyorum, düşmüş biraz, 38 lerde. yavru sakinleşiyor sonra, ağlamıyor, bakıyor bizlere, mahsunlaşıyor...bir ölçek calpol daha. anne suçlu, yaklaşmıyor...leğene su doldurup miniği içine oturtuyoruz..ve bizim minik gecenin 3ünde şap şap suyla oynuyor, damlaları, musluktan akan suyu yakalamaya çalışıyor, gülücükleri geri geliyor neyseki, her yer ıslanıyor, baba da dahil, anne uzaktan izliyor, arada kontrol aman su çok da soğuk olmasın...
O anda içimden geceleri istediği kadar uyansın yeter ki sağlıklı olsun diye geçiriyorum...
Düşüyor ateşi, biraz oyun, kalemliğe kalemleri yerleştiriyor, döküyor, tekrar içine koyuyor, tekrar döküyor... sonra sütünü içip uykuya...
Sabah anneanne panik, ateş yine 39. acile gittik, doktor (sonradan odaya giren sevgili eşim doktor nerde, geliyomu diye pek ciddiye almasa da kızcağız doktor işte, allahtan çemkirmedi kocişe) baktı, boğaz enfeksiyonu...72 saat daha ateşi olur, 4 saatte bir calpol-dolven dönüşümlü kullanarak ateşi düşürcez dedi. antibiyotik viral enfeksiyonlarda verilmez ama ben yine de yazayım, orta kulak iltihabı vs. olmasın diye kullanalım dediii. içime sinmedi, bizim doktoru aradım antibiyotik falan vermeyin dedi. iyi oldu, sevmiyorum antibiyotikleri...
bıdık giderken de gelirken de koltuğunda kestirdi, halsizdi belliydi, ama o halde bile tebessüm etti, kaç tane Kaan var dediğimizde eliyle 1 bile yaptı:) bugünlerde favorim bir bu, bir de sürekli stilini geliştirdiği dansı:)
Eve geldik, bir de boğulma tehlikesi yaşadı kuzucuk, kıyamam ona...kahvaltı yaparken babasının uzattığı, aslında sevmediği ama heralde babasını kırmamak için aldığı ekmek+peynir lokmasını yiyemedi, öğürdü, azcık kustu.. tabi bu arada panik anne işbaşında yine, nefes alamıyo, boğulacak diye...hay allah...nasıl soğukkanlı olunur öğrenmem lazım! hem ağladı hem babasına söylendi sonra. hiç kimseden lafını esirgemiyor benim oğluş:)
Sonra keyifliydi, ilacını içti, pek bişey yemedi, süt içti, uyudu, uyandı, oynadı yine, tavuksuyuna şehriye çorbasını götürdü (Allahtan sevdiği şeyler de var), yine oynadı, uyudu, ayağımda salladım, bırakmadım, O'nu izledim öylece, dualar ettim...
Uyanınca biraz huysuzluk yaptı, belki boğazı acıyordu, nerden bilelim ki derdini anlatamıyor ki minicik şey...bizim bile boğazımız şişince nasıl ağrıyor, daha bir gün önce neler çekmiştim ben, minik şey naapsın...babası geldi akşam, yine neşelendi sonra, saklambaç, ce-ee, kovalamaca, yakalamaca bile oynadı, çok eğlendi...Allah neşesini hiç bozmasın, yüzünden gülücükler eksik olmasın bebeğimin...
Saat gelmiş, kuzunun ilacını vereyim, inşallah gece yine yükselmez ateşi, dertler niye hep geceleri çoğalır, bu gece iyi geçsin Allahım nolur!!
-Anneannenin evini istila eden panik anne ve ekibiyiz biz...ihihhii... yarın evimize geçmeyi düşünmekteyiz ama;)
-Nisan da bitti, geldi mayıs, hala iki adım ötedeki eve taşınamayarak zoru başaran da bir aileyiz ayrıca:)
-Bugün daha iyiyim, yatak+battaniye yığınının altında ter atma tedavisi sağolsun, antibiyotik bi işe yaramadı işte...

gribal durumlar

Neler oluyor bana?
1. ben sık sık hasta olan bi tip değildim, yazdan bu yana bu 3. oldu. Hasta annecik!!
2. çok etkili nezle, grip bilmem. hafif bir boğaz ağrısıyla başlar, biraz burun akıntısı, boğaz geçer, burun akmaz ve biterdi...yatak döşek yatarak değil ayakta hem de..bitmedi gitti ve işin kötüsü beter oluyorum düzeleceğim yerde...
en kısa zamanda başımı taşıyabilmeyi, asli görevlerini unutan burnumun akmamasını, kendisini silmekten oluşan yaraların geçmesini, nefes alabilmeyi ve en çok da çocuğumu öpebilmeyi istiyorum!!!

20 Nisan 2010 Salı

16 ay+2 gün

16 ayını doldurdun miniğim, 2 gün geçti, yazamadım bile...
farkettim ki uzun zamandır foto da çekmiyorum...niye böyle oldu bu annecik:(
uykusuzluk mu, yorgunluk mu, telaş mı, iç sıkan hava mı??
bi silkelenip kendime gelmem lazım ama ne zaman?..
oysa neler neler var unutmamak için yazılması, videoya çekilmesi gereken...



sen tekrar içime sokmak istediğim taptatlı bir afacan,

ben o afacana hayran, uykuya hasret annecik ;)

15 Nisan 2010 Perşembe

Sakin günlerim olsun...

Geçsin, bitsin şu telaş..hamişliğimin son 1.5 ayında da ne sıkılmıştım hiç bişey yapamamaktan, sakinlikten, boşluktan. şimdi onun acısı çıkıyor bol bol-sanki daha önce çıkmamışmıydı...
zor şey ev kurmak... hayır zaten bi kere kurmuştuk kaç yıl geçti ki yeniden başa döndük..yeni evleniyor gibiyiz...o zaman nerde şık, süslü şeyler var onlar olsundu, şimdi nerde temizliği zahmetsiz, uğraştırmayan sadeler var onlar olsun...zaman yok, uğraşmaya mecal hiç yok...
neyi anladım: esas oğlan aynı! evlilik değiştirmemiş:) arıza çıkaran esas kız oldu! hayallerinin duşakabini olmadı diye değermiydi, sonra düşündü kiii değmezdi tabi hala karısının istediklerinin olması için uğraşan, hayır diye kestirip atmayan, olmaz diye düşündüklerine tamam istersen öyle olsun diyen dünyalar iyisi kocasını üzmeye... sonra kızdı kendine, o daha çok üzüldü...
buraları da okumaz ki ne kadar şanslı olduğumun farkında olduğumu bilsin, arada bazen çatlak sesler çıksa da hep şükrettiğimi...
taşınsak, yerleşsek, bir hafta izin alsam, şöööyle bir dinlenebilsem, annem de dinlense, Kaan tam gaz devam etse ve yüzümde gülümsemeyle onu izlesem, vitamin alsam, sinirlerimi alsalar, Kaan uyusa, ben uyusam, havalar ısınsa, dışarı çıksak, çimlere yayılsak, enerjik olsam, doping mi alsam?

*söz konusu duşakabin servetmiş, hayal etmekten vazgeçildi.
*neler var neler..herşey çok pahalı...bir insan niye bir lavabo deliğine 120 lira verir ki?bu beni ne ilgilendirir, gidip uyusam ya!
*oğluşum blogunu meşgul ettim, ama iyi geldi...uyandın, biraz süt, biraz su, biraz omuzda gezdirme, biraz ayakta sallama...bu konuda hatalı ebeveynim evet, deliksiz uyku yok bana, oh olsun.