Kaan&Zeynep

annecikten küçük bir hatıra olsun...

18 Şubat 2010 Perşembe

14. ay da bitti...
bazen bakıyorum da sanki "çocuk" kıvamına geldi gibi... sonra yok diyorum daha çok erken en az 2 yaşa kadar "bebek" o...
benim bebeğim:)
yürümüyor koşuyor çok telaşlı çok heyecanlı:)
"babba" diyor bol bol da nedense "anne"yi unuttu:( (kıskanç annemiyim neyim)
annaneciğin dediğine göre "deda" diyormuş bana da ama henüz tam olarak duyamadım:)
"tyyp attan düştü" adlı oyunumuzu pek bir sevdi:) (oyun ismi babanneden;)
gözler kapanıyo sanki
çok şey var yaptığın bizi güldürdüğün, eğlendirdiğin, hayretler içinde bıraktığın...
ama anneciğin göz kapakları dayanmıyor
nice nice aylara yıllara bitaneciğim...

6 Şubat 2010 Cumartesi

Tulumlu minik

yazı yazmaya vakit olmuyor hiç olmazsa görsel güzellik olsun;)
gerçi görseller de geçmiş zaman ama çok yakın geçmiş...
evin içinde mini mini yürüyen bi minyatür adam!
her yerde rastlanabilir kendisine, kendisi yetmezmiş gibi elinde de bi oyuncağı -ki bu genellikle en ağırı olsa da tavşanı oluyo-, alkış yapa yapa yürüyo, bıdı bıdı sürekli konuşarak yürüyo -şifresi çözülemedi henüz tabi-, acele acele koşar adımlarla -her işte olduğu gibi çok telaşlı çook-
yok ya daha zor değil bence... gittikçe çok daha güzelleşiyor herşey bebişler büyüdükçe... kimi zorluklar yerini kolaylıklara bırakıyo, kimileri aynen kalıyo, yeni yeni zorluklar da çıkıyo ama paylaşım arttıkça da o zorluklar eskisine göre daha bir üstesinden gelinebilir oluyo...
(13 ayı geçmiş annelik tecrübelerimden edindiğim en ana fikir;)
hele bi de konuşsa -ya da biz anlasak- daha bi şahane olacak evimiz:)
maşaallah!!!!
şaka maka kaptırıp yazdım:) aslında daha çoook maceraların var ama hangi birini buraya nasıl ne zaman yazabileyim, işyerinde herşey websense takılsa da bi word dosyası oluşturdum, aklıma geldikçe yazıyorum maddeler halinde Kaan afacanın unutulmazlarını... anneciğe bi aferin;)

3 Şubat 2010 Çarşamba

İyi ki doğdun annanecik ve iyi ki doğdun teyzecik :))))
Bol yağmurlu, fırtınalı bir Ankara gecesi -sabaha karı da görebiliriz yine- evimiz civarında pek bişey yok ama merkez oldukça ıslak ıslak oldu bile...
Teyzoşunun doğumgünüsünden döndük, güzeldi, değişiklik oldu bize de ama özlemişim kuzumu... Uyuyorsun şimdi meleğim, ilerleyen saatlerde görüşürüz nasılsa:)
Arabada gelirken bir de direk devrilmiş kılpayı kurtarmışız, babacık söyledi yoksa biz farkında bile değildik...Neymiş -zaten bildiğimiz üzere- tesadüfen yaşıyoruz hepimiz...
Annanemiz bizimle yine, ne gerek var eve gitmeye bu saatte:)
İkisine de mutlu yıllar diyerek ben de kaçayım;)

[Bir önceki yazıyı yazmışım bi ara, öyle kalmış, düzeltmedim ben de, o zaman öyle hissetmişim şimdi daha iyiyim:)]